Etiketler
Paslaş
Hayat Çok Kısa
G. İçin…
Sana anlatacaklarım var.
Ve onca güleceğimiz şey.
Sen yokken ben askerliğimi yaptım.
Rap rap yürüdüm, marşlar söyledim.
Belki inanmayacaksın ama ömrüm boyunca ilk defa silah kullandım.
Biliyorsun böyle şeyleri gereksiz bulurum.
Yeni şarkılar çıktı,
Eski sevgililere nispet yapan cinsten şarkılar hem de.
Üzülme çok şey kaçırmadın.
Şu an bile bizim eski şarkılarımızı dinliyorum hiç merak etme.
Fotoğraf aşkıyla yanıp tutuşur oldum.
Ama ihtiyar insan yüzü ya da fukara çocuk yansıtmaktansa,
Eski kapıları tercih ediyorum.
Siyah beyaz tüm fotoğraflarım,
Sadeliği sevdiğini bilirim.
Bu yüzden görmeni çok isterim.
Sana anlatacak çok şeyim var.
İddia ettiğin gibi askerlik dönüşü evlenemedim.
Öyle şahane bir insan da olamadım.
Ama çevreme kocaman sahte gülücükler atmayı öğrendim.
Tuttuğun takımı ligden düşürmeye çalıştılar.
Yine bana kızacaksın ama inan hiç üzülmedim.
Bugün evinizin önünden geçtim,
Yanına gelmeye cesaret edemedim.
Acaba gelsem yine “kahve içelim mi?” der miydin?
Sana anlatacak çok şeyim var.
Baştan söyleyeyim de gülme sakın.
Ben birini sevdim.
Keşke yazmayı becerebildiğim kadar –becerebiliyorsam?-,
Konuşmayı da becerebilsem.
Bunu sen de bilirsin,
Anlatmama gerek yok.
Gözlerimi gözlerinden kaçırıyorum,
Her şey normale dönüyor.
Bir insanın kalbi ölmediği hâlde durabilir mi G. ?
Sana anlatacak çok şeyim var.
Okunması gerektiği konusunda mutabık olduğumuz kitaplar hâlâ yarım,
Dinledikten sonra “hadi bir daha dinleyelim” dediğimiz şarkılar yeniden çalmıyor.
İki sene önce söylenmesi gereken sözler gecenin üçellialtısında gelip boğazıma bir yumruk gibi düğümleniyor.
İnan bunları neden şimdi yazdığıma dair hiçbir fikrim yok.
Ben giderken “geldiğinde kahve içmeye geleceksin, pasta da yapacağım sana, söz” diyen sen,
Yanı başında ellerimi dua için açtığımda,
Toprak altından da beni görebiliyor musun?
Sana anlatacak çok şeyim vardı.
İlk görüşmemizde çuvallarla kelime ve kucak dolusu ışık ile geleceğim sana.
(Ekim ’11)






Son Yorumlar